Müslüman’ım diyene bakmak gerek
Müslüman’ım demek kolay. Asıl mesele, Müslüman gibi yaşayabilmekte.
Bugün “bizim” diye adlandırdığımız coğrafyada, kendini Müslüman olarak tanımlayan yöneticilerle, Hıristiyan ülkelerin yöneticileri arasındaki demokrasi, adalet ve insan onuru anlayışı karşılaştırıldığında; aradaki fark siyah ile beyaz kadar açıktır. Bunu görmemek için ya aşırı saf olmak gerekir ya da bilinçli bir körlük.
İslam son dindir, Peygamberi örnektir.
Ama ne yazık ki bu dini iktidar, çıkar ve zenginlik aracı hâline getiren; dindar görünerek “malı götürenler” Müslümanlığı kirletmektedir. Keşke olmasalardı. Çünkü bugün Müslüman ülkelerin hâline baktığımızda, bu çürümenin bedelini milyonlarca insan ödüyor.
Bizde ezbercilik var, sorgulama yok.
Bizde Müslüman Müslüman’ı öldürüyor.
Açlık bizde.
Sefalet bizde.
Hastalıklar bizde.
Mezhep kavgaları bizde.
Türk–Kürt çatışması bizde,
Alevi–Sünni gerilimi bizde,
Şii–Sünni savaşı bizde.
Kul hakkı yemekte üzerimize yok.
Trafikte insan öldürürüz, sonra “kader” deriz.
Kadın döveriz, çocuk yaşta evlendiririz.
Uyuşturucu, silah, kumar, terör… Hepsi bizde.
Krallık da bizde, diktatörlük de.
Paralel devlet bizde, statükoculuk bizde.
Hırsız bizde, katil bizde.
Irkçılık bizde, dincilik bizde.
Ve sonra dönüp sorarız:
“Biz neden geri kaldık?”
ABD’nin yayınladığı dünya ortalama istatistiklerine bakıldığında, terör örgütlerinin büyük çoğunluğunun Müslüman ülkelerde ortaya çıkması bir tesadüf değildir. Ama bu tabloyu sadece dış güçlerle açıklamak da kolaycılıktır. Asıl mesele, cehaletin, adaletsizliğin ve iç kavganın sistematik hâle getirilmiş olmasıdır.
Evet, dış müdahaleler vardır.
Evet, gizli-açık hesaplar yapılmaktadır.
Ama bu oyunların tutmasının nedeni, bizim yaralarımızı kaşımaya izin vermemizdir.
Bazen Alevi–Sünni,
Bazen Türk–Kürt,
Bazen Şii–Sünni diyerek birbirimize düşürüldük.
Eğitimden, bilimden, akıldan uzak tutulduk.
Çünkü cahil toplum yönetilir, bölünür, sömürülür.
Sonuç ortada:
Müslüman ülkelerde kavga bitmiyor.
Ve bu gidişle bitecek gibi de durmuyor.
Eğer gerçekten Müslüman isek;
Önce kendimize bakmak zorundayız.
İnancı değil, ahlakı merkeze almak zorundayız.
Dini değil, adaleti savunmak zorundayız.
Mezhebi değil, insanı korumak zorundayız.
Aksi hâlde sorun “İslam” değil,
Sorun biziz.
Kaynak: Müslüman’ım diyene bakmak gerek
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış.