Andımız…
Türkiyeliyim, Doğruyum, Çalışkanım
Evet yanlış okumadınız.
Andımızdan söz ediyorum.
‘Keşke kaldırmasalardı’ desem de nafile!
AKP, Kürt vatandaşlarımıza şirin görünmek istediği için mi kaldırdı? Bilemiyorum.
AKP’yi anlarım da, ortağını hiç anlayamadım! Bahçeli TÜRK dedin mi esas duruşa geçerken
yemini kaldırılmasına sus pus oldu!
Türk’üm yerine “Türkiyeliyim” diye okutulsaydı en azında andımız kaldırılmamış olurdu.
Ama bu polemiğin bitmesini istemeyenler var.
Asıl mesele şu; Kişinin yaşamış olduğu vatana karşı aidiyet duygusudur. Yani bu vatan
benimdir diyerek sımsıkı sarılarak sahiplenmesidir.
Mesela Almanya; Dünyanın dört bir köşesinden gelen insanlar alman vatandaşı olmuş ve orda yaşıyor.
Almanya’da yaşayan bir Türk’e sorsanız derk ki” Türk kökenli, Almanya vatandaşıyım”.
Doğrusu bu değil mi?
Örneğin Türkiye’de yaşayan Kürt’e sorsanız o da der ki, “Kürt kökenliyim ama Türkiyeliyim.
Veya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım” Yanlış bunun neresinde?
Hani büyük siyasetçilerimiz mikrofonu kaptıklarında “Türk, Kürt kardeştir “derler ya.
Bence de öyledir. Laik Türkiye Cumhuriyeti’nde herkes eşittir.
Örneğin; “Ben “öz Türk’üm desem” karşındaki de “Ben öz hakiki Kürt’üm” derse itiraz etsen
ne yazar!
Ben “Türk’üm ama o da Kürt” yanlış bunun neresinde?
Ancak;
Vatanını sevmiyorsa veya sevdirilmemişse Türk, Kürt, Boşnak veya Çerkez vs. Ne fark eder
ki?
Mesela; Türk, Kürt penceresinden bakılarak, Türkiyeliyim dense ne olur sanki?
Benim tanıdığım Kürt arkadaşlar, Türk’ten daha çok vatanını seviyor.
Mesela, içimizde nice Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı var. Bazıları Türk olmalarına rağmen
işi dine bağlayarak “BEN ÜMMETTİM” der. Milliyetçiliğe karşılar. Peki, bunları ne
yapalım?
Ben Türk’üm demekle Türk olunmadığı gibi, Kürt’üm demekle de Kürt olunmuyor.
Yani bir insanın bir diğer kişinin Aidiyetini, ırkını sorgulaması bir diğerin ne hakkıdır ne de
haddidir.
Aslında herkesin ırkı ve inancı o kişinin namusu, şerefi, haysiyeti ve onun kimliğidir. Öyle
olmalı ve öyle kalmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devletidir. Vatandaşın dini, dili ve ırkıyla
uğraşmaz. Ama vatandaş da vatanına, bayrağına, kanun ve yasalarına saygılı olmalıdır.
Ancak Kürt der ki; “Kürt çocuğuna her gün Türk’üm dedirtmek sözlü bir taciz ve
zulümdür”!
Bir diğer Kürt de sözü şöyle demeye getiriyor; Yahu yemin ettirirken” Türk’üm sözü yerine,
Türkiyeliyim doğruyum çalışkanım” dense ne olur sanki?
Bence de olabilir …
Neden olmasın ki?
Keşke yeminimiz andımız kaldırılmamış olsaydı.
Ama kalktı, kaldırıldı!
Bu nedenle Türküm yerine “Türkiyeliyim” demek en azında andımızın devamlılığı söz
konusu olurdu.
Benim fikrimi soracak olursanız: “Burası Türkiye, Türk toprağı ve Türk devletidir. Resmi dili
Türkçedir” derim. Türküm denmesi kadar “Türkiyeliyim” denmenin barışa katkısı olur.
Bir Kürt’ün Türkiye vatandaşı olması, Türk olması anlamını taşımaz!
Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve “Türkiyeliyim” demesi hoş olacağı kadar daha
birleştirici ve barışçıl değil mi?
90 yılı aşkın süre içinde her sabah ilk okul çocuklarına ettirilen yemin Kürt çocuğu Türk
olmadı ama, birileri bu hassas yarayı kaşıyarak Kürt’ü Türk’e, Türkü’de Kürt’e düşman
etmek için terör örgütlerine malzeme temin ettiler.
1933 tarihinden bugüne kadar tam üç çeyrek asır süre geçmiş, Kürt çocuğu, İlk okulda her
sabah “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım” dedi de ne oldu yani?
Kürtler, Türk’ mü oldu?
Veya Türk, Kürt ‘mi oldu
Al yıldızlı bayrağın gölgesinde herkes Türkiye Cumhuriyettin onurlu vatandaşıdır.
Aslında vatandaşlık, Türk devletin varlığı ve o devletin şerefli vatandaşı olmak anlamındadır.
Yeminin amacı; Her vatandaş laik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın onur ve gururunu
yaşamasıdır. Yani Kürt, Türk ayrımı olmaksızın herkes eşittir.
İsterseniz bir düşünelim; Büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu
demokratik laik ve sosyal hukuk devletinde kavgaya devam ederek PKK gibi terör
örgütlerine malzeme temin etmek mi?
Yoksa Kürt, Türk ayırımı yapmadan” Türkiyeliyim” diye yemin ettirerek barış içinde
yaşamak mı?
Ne dersiniz?
Binali Efe
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış.